Reklam
Günaydın Dostlarım


Ömer Sabri KURŞUN Günaydın Dostlarım
 
 

Ömer Sabri Kurşun
26 Eylül, 10:14 · 
Gün/aydın dostlarım…

Yasamak sevmektir diyorsan… Yaşama sevincini yitirme…
Kollarını aç… ________________ Benim adım SABAH… Sevgiye başlangıcım ben...

Yağmur berekettir, kokusunu bırakır toprağa ve buram buram yalnızlık kokar yalnızlıkla ıslanır şair... Yalnızlık, en çok yağmurlu havada bizi yıkar, tuzlu tenimize karışır saf damlalar, ardına döktüğüm ağıtlar, bu yalnızlık yağmurları kadar...

Yüz döndüm, bahardan / Dört mevsim / Yağmur mevsimidir artık / Ödedim aşka borcumu
Yüz döndüm, bahardan / Dön, sokağı kimseler görmeden / Gölgen kaldırıma düşmeden / 
Öğren hayata sövmeden (yaşamayı)

Ne güzeldir yağmur mevsimi… Duyguların saflığıyla gözlerimizin kıyısına vurması ne güzeldir… İçimizin okyanusunun coşması ne güzeldir… Havadaki buharlar her zamankinden daha az hareketli ve daha bol oldukları zaman yağmur halinde düşerler.
Sanıyorum ki, vücuttan çıkan buharlar terlememizi ve ağlamamızı sağlıyor. Gözler terlemezler ve buharlarını gözyaşı olarak akıtırlar. Gözyaşlarının mevsimi aşktır, kederdir, sevinçtir, kırgınlıktır, üzgünlüktür… Her mevsimde hazır kıta'dır. İçimizin her hangi bir etkiden coşması ve bu tuzlu suyun gözlerimizin kıyısına vurması mucize gibi… 
Yağmur mevsimleri umutsuzluk değil umutların umuda dönüştüğü bereket zamanlarıdır, oysaki gözlerimizdeki acıdır, içimizden dökülen gözlerde ki her damla tuzuyla...
Ben her geceden sabaha yağmur mevsimlerinden gelirim. Islanmış yastığımda uyanırken bir fırtınadan çıkmışcasına ama bir bakarım kulaklarımda cıvıltılar pencereme vuran kanat sesleri, işte hayat beni bekliyor. Ve unuturum gece yağmurlarını, neşe ile güne kalkarım umutla balkonumda ki beni bekleyenlere… Onların sevinçleri beni sarar, onların beni görmeleri benim gözümle beni görmemi sağlar… Ve sevilesi hayat içi bir dolu sevdiğim insanlar, dost yürekler, umut ve sevgi dağıtma mı beklerler serçelerim, güvercinlerim, çiçeklerim… Ta uzaktan sesleri gelen saka kuşları bile…

Evet dostlarım yağmur mevsiminin yanı sıra birde Gözyaşı Mevsimi vardır Allah'ın kullarına bahşettiği…

Gözyaşı mevsimini duydunuz mu? Duymadınız demek.
Ah!! bunu anlatmak var olan sesin hükmüyle kalemime düştü demek…

Dağ yamaçlarında dolaşan ala geyiklerin hüzünlü bakışlarıyla başlar gözyaşı mevsimi. Onun bir iklimi yoktur. Gözyaşı mevsimine herkes kendini hazır hissettiğinde girer. An olur gökyüzü seninle ağlar. Gün olur çiçekler senin için açar. Değişken havası olsa da bu mevsimin herkese hitap eden bir ruhu vardır. 
Mevsimin en güzel güllerini, kardelenlerini, lalelerini sen kendin yetiştirirsin. Resim yapmak gibi bir duyguya sürükler seni renkler. Beyaz bir sayfada istediğin bir dağ köyü ise anında oluşur her şey… 
Yok, ben yüksek binaların içinde bahçesi olan küçük bir evde yaşamak istiyorum dersen oda olur. Ressam sensin neyi istiyorsan onu çiz. Kocamış ağaç gövdeleri, semaya yükselen dallarından sarı sonbaharı selamlar. 
Herkese ayrılık mı hatırlatır bu mevsim? 
Ben mutluluğu tadıyorum nedense. Kızıl saçlı ağaçlar, rüzgârla raksa kalkmışcasına dans ediyor. Belki bu mevsimde çiçekler yok ama baharda tohumları atılan en güzel meyveler bu mevsimde ortaya çıkar. Gözyaşı mevsiminde ister mutluluğu tadarsın istersen de bütün kinini boşalttıktan sonra bedenini rahatlığın okşayan pamuksu dokunuşlarına bırakırsın. Umutsuzluk bulutları her daim dolaşır gökyüzünde.

Sevgisizlik ve umutsuzluk elektrikleri bir araya geldiğinde ayrılık yağmurları yağmaya başlar. Düşen sadece yağmur değildir yeryüzüne. Bir rahatlamadır bu yağmurlar. İçin boşalır. Negatif duygular yerini sakinleşmeye bırakır. Aslında herkesin gözyaşı mevsimine ihtiyacı vardır. Kimileri bu mevsimi sık sık yaşar. 
Kimisi ihtiyaç duydukça iklimin rahatlatan havasına uğrar. Yağmurlar yağdıktan sonra coşmaya başlayan bir bahar seli oluşur. Gözyaşları her şeyin anası olan toprakla buluştuğu zaman yeni doğumlar başlar. Neye ihtiyacın varsa söyle toprak anaya onu doğursun senin için. Uzun zamandır gezemediğin kır çiçeklerinin içinde çıplak ayaklarınla dolaş. Yağmur sonrası bedenin biraz üşür ve seni ısıtan umutsuzluk bulutları dağılmaya başlayınca ortaya çıkan kış güneşi olur. Yakıcı ve göz yorucu ışıklarını terk eden güneş, ılık ve nemli rüzgârlar gibi tenini okşayarak merhaba der kalbine.

Gözlerini kapatmak istemezsin o an. Pembe, kırmızı, sarı, mor, eflatun, turuncu, beyaz ve gözlerin kadar güzel çiçekler yetiştirir toprak ana sana. Bazen çıkmak istemezsin gözyaşı mevsiminden ama yalnızlık insana mahsus değildir. Arka bahçende saklarsın gözyaşı mevsimini. Kapı komşundan, dostundan hatta bazen kendinden bile saklama ihtiyacı duyarsın. Bülbülün aşk dolu şiiri büyüler seni. Mecnun çöllere düşmüştür Leyla’sı için. O an aklına düşer, hatırlarsın yaşanmış büyük aşk hikâyelerini. 
Aslında hepimiz biliriz. Leyla ile Mecnunu biz oluştururuz kafamızda. En büyük aşklar hep uzaklardadır bizim için. Ama yanılıyorsun. En büyük aşklar yüreğimizde ve yanı başımızdadır. Umutlar ve aşkları uzaklara hapsetmekten vazgeçmelisin. 
Uzaklar gizemli olduğu için güzeldir. Ama en güzel duyguları yine ayrı kaldığımızda özlem duyduğumuz insanlarda ararız. Bu bazen annemiz, bazen kardeşimiz, bazen de bizim için çok değerli olan biri olabilir. Sevgiyi aslında biraz da ayrılıklar besler.

"Gözyaşı mevsimi… 
Aslında onun bir iklimi yoktur. Gözyaşı mevsimine herkes kendini hazır hissettiğinde girer…
Evet, sevgi nerede olursa olsun kendini hissettirir. Tabii ki bunun anlamını bilenler içindir..."

Neyse, kısa bir süre sonra gözyaşı mevsiminden çıkarsın ve hayatın acımasız yüzüyle baş başa kalırsın. Peki ya hiç gözyaşı mevsimini yaşamayan var mıdır? 
Acaba umutsuzluk ve ayrılık yağmurları sonrası toprak ananın hediyesi olan kan kırmızısı gülleri hiç koklayamayan var mıdır? 
Olabilir. Değil mi? Daha henüz ağlamanın, paylaşmanın ne olduğunu bilmeyen insanlar olabilir. Birileri gösterseydi buraların kapısını onlar da biraz olsun mutlu olabilirlerdi.

Gözyaşı mevsimini yaşayan insanlar bu yüzden bu mevsimin bitmesini istemez. 
Çünkü orada istediği gibi umutsuzluklarını, ayrılıklarını gözyaşlarıyla döküp rahatlayabiliyor. En güzel duygularını hayal ederek yaşayabiliyor. 
Mevsimin bitmesi ise işin başka bir güzel yanı aslında… 
Çünkü özlem başlayacak. Özleyeceksin ve o günlerin o rahatlama mevsiminin tekrar gelmesini bekleyeceksin. Özlemek bile çok güzel duygular yaşatacak sana. 
İçin kıpır kıpır olacak. Bir mutluluk yaşayacaksın ama insanlara onu anlatamayacaksın. Anlatsan da kelimeler kifayetsiz kalır. 
Hissetmek daha güzel… Eğer kalbinde yeşermeler biterse gözyaşı mevsimi seni terk eder…

Ölü toprağı ne kadar sularsan sula verim alamazsın. 
İnsan kalbi de öyledir. Sulamanın yanında sevgi, ilgi, heyecan, mutluluk, aşk, hüzün, hasret, özlem, acı, umutsuzluk, ayrılık, gurbet, sıla hasreti ve yüreğimizi hoplatan yürek atışlarına ihtiyaç duyar. Kalbimiz acıyı da duymalı, mutluluğu da tatmalı. Her ikisini yaşamalı ki mutluluğun da acının da ne anlama geldiğini iyi bilmeli.

Unutmayınız, ‘Sevgimiz Kadar Güçlüyüz…’
Kalbimizden o yaşama sevinci hiç eksik olmasın… 
Mutlu ve umutlu, acısız, gözyaşsız günler dilerim. Gönül soframdan gönül sofranıza muhabbet olsun, gecenizden doğan sabahınıza selam olsun...
Hayat sevince güzel ve hep birlikte diyelim ki her bir cümleye; bu ülkenin sahipleri yalnızca bu ülkeyi karşılıksız seve bilenlerdir… Yeni gün size ve sevdiklerinize şans getirsin, mutluluk, huzur ve sağlıkla sürsün... 
Sevgileri çoğaltan gözyaşı mevsimleriniz olsun dilerim can dostlarım…
Sevgi ve muhabbetle

#öskurşun#



Bu yazı 141 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI